Ayasofya Camii

MesutMacutay
MesutMacutay - İçerik Üretici 6 Min. Okuma
Ayasofya Camii

Ayasofya Camii sadece ülkemizin değil dünyanın da en önemli kültür hazinelerinden biri. Dünya literatürlerinde adı Hagia Sophia olarak geçen müze, İstanbul’un turistik rotasının olmazsa olmazı ve Tarihi Yarımada’da birçok önemli noktaya yakın olduğu gibi Topkapı Sarayı’nın da komşusu.  Eğer İstanbul’u biraz daha yakından tanımak  istiyorsanız görmeniz gereken ilk yerlerden biri de burası!
Peki Ayasofya Müzesi hem bizim hem de dünya tarihi için neden bu kadar özel ve önemli hiç merak ettiniz mi?

Ayasofya Camii

Ayasofya Camii
Ayasofya Camii

Ayasofya Tarihi

Dünyanın sekizinci harikası olarak da bilinen Ayasofya çok ama çok eski bir yapı. 325 yılından bu yana ayakta olan bu yapının yaşına hürmetten olsa gerek, eski Yunanca dilinde adı ‘Kutsal Bilge’ anlamına geliyor.
Yapımına Doğu Roma İmparatorluğu zamanında, Konstantin’in emriyle başlanan Ayasofya, inşasından 35 yıl sonra gerçekleşen bir depremle zarar görmüş. Bu yüzden genel havasında bir değişikliğe gidilmeden yeniden yıkılıp yapılmış ve adına da Büyük Kilise ( Megale Ekklesia) denmiş. Ama Ayasofya asıl değişimi Bizans döneminde imparator Jüstinyen döneminde geçirmiş. 532’de ikinci kez yıkılmış ve 537 yılına kadar süren 5 yıllık bir süreçte üçüncü kez, bugünkü Ayasofya olarak yapılmış.


Yapıldığı yıllardan İstanbul’un fethine kadar imparatorluğun en büyük kilisesi olarak kralların taç giyme törenlerine şahit olan Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet döneminde camiye çevrilmiş ve tam 482 yıl boyunca da cami olarak kullanılmış. Bir rivayete göre Meşhur Artemis Tapınağı’nın temelleri üzerinde yükselen Ayasofya’nın tarihi boyunca kimleri ağırladığını, kimleri gömdüğünü ve kim bilir kaç savaş ve kaç zafer gördüğünü varın siz düşünün!


Zamana, hele de yüzyıllara direnen yapıların farklı bir enerji taşıdığına inananlardansanız, Ayasofya hakkındaki onlarca rivayetten siz de etkilenebilirsiniz. Bir melek tarafından korunan, tılsımlı kapılara sahip, Hazreti Meryem’in gözyaşlarının izleriyle dolu, İsa’nın kıyamette inip geleceği yer olarak da anlatılır Ayasofya. İsa’nın çarmıha gerildiği haç ve vücuduna çakılan çiviler de yine rivayetlere göre Kudüs’ten getirilip kimselerin bilmediği gizli bir yerine gömülmüştür.
Hatta 15 metre yüksekliğindeki muhteşem gümüş ikonostasist başta olmak üzere birçok kutsal emanet de burada, asıl sahip İsa’yı beklemektedir. Belki de depreme, yangına ve nice felakete bin beş yüz yıl direnmesi hep bu yüzdendir.
Sanat, Tarih, Maneviyat ve Ayasofya!

Myra Antik Kenti – Myra Ne Demek? Yazımızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.


Ayasofya’nın dünyanın en büyük katedrali olarak geçirdiği bin yılın ardından İslami unsurların oya gibi işlendiği muhteşem bir  camiye dönüşmesinde Mimar Sinan etkili olmuş. Bu farklı doku ve mistik havası nedeniyle de Osmanlı padişahlarının bir çoğu ebedi istirahatgah olarak burayı seçmiş. II. Selim, III. Murad, I. Mustafa, III. Mehmed ve İbrahim Sultan burada uyumayı seçen  padişahlar ve türbeleri Ayasofya’nın bahçesinde bulunuyor. Gerek mozaikleri, gerek çinileriyle en ilgi çeken türbe ise Mimar Sinan tarafından yapılan II. Selim’e ait ve isterseniz ziyaret edebiliyorsunuz. Türbelerin yanı sıra sebiller, hazine binası, Sıbyan Mektebi gibi yapılar da müzenin dış mekan bölümlerinde yer alıyor  ve hepsini gezebiliyorsunuz.


Müzenin iç kısmının en görkemli yeri ise kuşkusuz Rodos kilinden yapılan tuğlalarla örülmüş kubbesi. Kubbenin üzerinde ise Osmanlı hat sanatının en güzel örneklerini görebiliyorsunuz. 1739 yılında yapıya eklenen Hazine-i Kütüb (kütüphane), Dilek Sütunu, Viking yazıları, mozaikler, hat levhalar ve elbetteki tılsımlı olduğuna inanılan kapılar Ayasofya’yı böylesine özel ve önemli kılan unsurların başında geliyor.


Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi ise 1930-1935 yılları arasında Atatürk ve Bakanlar Kurulu onayıyla olmuş. Hala bilinmeyen birçok yönü olduğuna inanılan Ayasofya’nın zemin ve duvar mozaiklerinin büyük bir bölümü de  bu dönemde restorasyon çalışmaları esnasında bulunmuş.

Ayasofya Camii Nerede?

Ayasofya Camii Nerede?

Ayasofya Camii Fatih ilçesi sınırları içinde,  İstanbul Tarihi Yarımada denilen bölgede bulunuyor. İstanbul gezilecek yerler arasındaki en popüler rota olan bu bölgede Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii gibi birçok eser de bu muhteşem yapıya komşuluk ediyor.

Ayasofya’ya Nasıl Gidilir?

Ayasofya Camii, daha doğrusu Tarihi Yarımada bölgesine özel aracınızla gitmek istiyorsanız araç park yeri açısından sıkıntı yaşayabileceğinizi önceden belirtelim. Topkapı Sarayı’na giriş kapılarından Bab-ı Hümayun yakınlarında  park yerleri var ama her daim kalabalık olan bölgede boş yer bulmak oldukça zor. Özel araç en son alternatifiniz olsun.

Caminin bulunduğu Sultanahmet Meydanı’na gelmek için Bağcılar-Kabataş arasında sefer yapan tramvaya (T1 HAT) binip, Sultanahmet durağında inmek en pratik yol.

Avrupa yakasında iseniz tramvaya istikametindeki duraklardan birinden binebilirsiniz. Anadolu yakasından gelecekseniz öncelikle Üsküdar ve Kadıköy üzerinden şehir hatları vapurlarına binip ya da Marmaray Metro hattıyla Eminönü’ne gelmeniz, ardından tramvaya binmeniz gerekiyor.

Ayasofya’ya Nasıl Gidilir?
Ayasofya’ya Nasıl Gidilir?

Ayasofya Camii Giriş Ücreti

Ayasofya Camii Giriş Ücreti: 2020 itibari ile 100 tl. Eğer müzekartınız varsa ücretsiz gezebiliyordunuz. 18 yaş altındaki T.C vatandaşları ve 0-12 yaş aralığındaki yabancı uyruklu çocuklardan müzeye giriş için kart veya ücret talep edilmiyordu.

Fakat alınan kararlar ile birlikte Ayasofya Müze’den Camiye çevrildi ve bununla birlikte Ayasofya Camii Giriş Ücreti kalkmış oldu. Ayasofya’ya giriş artık ücretsiz.

Ayasofya Camii Giriş Ücreti
Ayasofya Camii Giriş Ücreti

Ayasofya Camii Ziyaret Saatleri

Ayasofya, bahsettiğimiz üzere Müze’den Camiye çevrildiği için Ziyaret saatleride bu doğrultuda güncellenmiş oldu. Ayasofya Camisini her gün sabah namazı ve yatsı namazları saatleri arasında istediğiniz saatlerde ziyaret edebilirsiniz.

Ayasofya Hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu makaleyi paylaş
MesutMacutay
By MesutMacutay İçerik Üretici
Takip etmek:
"Hayâl gücü bilgiden daha önemlidir. Çünkü bilgi sınırlıyken, hayâl gücü tüm dünyayı kapsar." Albert Einstein
yorum Yap